MUTABAKAT ARAMAYAN İKTİDAR NASIL ANAYASA YAPACAK?

 

 

Prof.Dr.A.İlter TURAN

SİYASET PENCERESİ

Geçmişteki olayların tekerrür etmemesi, önemli telakki edilen konuların bilahare seçimle göreve gelecek hükümetlerin takdirine bırakılmaması sevdasıyla olağanüstü dönemlerde üretilen anayasamızın şu sıralarda ülkemizi büyük sıkıntılara soktuğu her gün bir başka vesile ile ortaya çıkıyor. Bir zamanlar “anayasa değişmelidir” denir ama kimse yeni bir anayasa yapılacağına inanmazdı. Olaylar ülkemizi öyle bir noktaya getirdi ki, artık yeni bir anayasanın yapılmasının vazgeçilmez olduğunu herkes kabul ediyor. Bu noktadan sonra şayet TBMM yeni bir anayasa yapmayı beceremezse, vatandaş katında saygınlığını ve inandırıcılığını kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Hepimiz sonbaharda açılınca, parlamentonun ilk işinin anayasa yapımına eğilmek olmasını bekliyoruz.

 

         Şu sıralarda kısmen anayasa kaynaklı bir krizle karşı karşıyayız. Milletvekili seçilen dört kişi parlamentoya giremiyor. Bunlardan birinin, seçilmiş olmasına rağmen, geçmişte aldığı cezanın adaylığına engel oluşturduğu gerekçesiyle milletvekilliği iptal edildi. Diğerleri tutuklu, mahkumiyetleri yok. Mahkeme tutukluluk hallerini kaldıracak olsa, Meclis’e gidip yemin törenine katılabilecekler. Seçilmelerine engel durum yoktu, aday oldular, seçildiler. Mazbatalarını ise vekalet verdikleri kişiler aldı. Ancak, mahkeme üçünden ikisi iki yıldır tutuklu bulunan kişilerin kaçacakları, delilleri karartabilecekleri gerekçesiyle onları tahliye etmiyor. Yarın Meclis’teki yemin törenine BDP’nin katılmaması muhtemel. CHP de aynı yolu izleyip izlememe konusunu tartışıyor.

 

         Kısa süre sonra anayasa yapmaya yönelecek ülkemizde, mevcut kriz karşısında kayıtsızlık sergileyen iktidarın tavrı beni endişelendiriyor. İktidarın önümüzdeki acil sorunu nasıl gidermeyi düşündüğüne ilişkin ipuçları yakalamak için ne yaparsınız? Herhalde en tabii yol iktidar partisinin ileri gelenlerinin söylediği sözlere, verdiği demeçlere bakmak. Maalesef, o cephede değişik zevat farklı beyanlarda bulunuyor. Kimi durumun kabul edilemez olduğunu, yargının kanuna uygun hareket etmiş olsa bile, hukukun genel prensiplerine uygun bir sonucun ortaya çıkmadığını değerlendiriken, kimi karşılaştığımız sonucun normal olduğunu savunmaya yöneliyor. Çelişkili beyanlar, hükümetin belirli bir politikası olmadığı ya da muhtelif tepkileri ölçmek için zemin yokladığı izlenimi veriyor. Sözleri partisinin milletvekilleri için emir niteliğini taşıyan Sayın Başbakanımız ise, bu yazının yazıldığı ana kadar herhangi bir açıklama yapmış değil. Böyle bir konunun çözümüne muhalefetin de ortak edilmesi gerekirken, muhalefetle bir temas kurulduğu da bilinmiyor.

 

         Karşımızda, iktidar ve muhalefet arasında mücadele konusu olacak bir siyasa sorunu değil, nasıl bir demokrasi olacağız mahiyetinde bir sistem sorunu var. İktidarın şu ana kadar sergilediği yaklaşım, sonbaharda başlayacak anayasa yapımı sürecine ilişkin güven vermiyor. Hatip Dicle’nin yerine seçilen milletvekilinin mazbatasını almaktakı aceleciliği, bende iktidar bir şekilde 330 milletvekilliğine ulaşmaya mı uğraşıyor kuşkusunu uyandırdı. Dört milletvekilinin parlamentoya girememesi sorununu aşmak konusunda mutabakat aramayan bir iktidar, nasıl diğer partileri de sürece katarak bir anayasa yapacak? Ben rahatsızım, ya siz?

 

 

Sitemizde yayınlanan makale, yazı, döküman, dosyalar ve resimler izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2014 Ruyiad Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap