BAKANIMIZA İSTİFA SÖZÜNÜ HATIRLATSAK MI?

 

Prof.Dr.A.İlter TURAN

SİYASET PENCERESİ

Kısa süre önce vefat eden, ilk Özal Hükümetinde bakanlık yapmış dostum anlatmıştı. Seçimleri ANAP kazanmış. Sonuçtan memnun olmayanlar eleştiriye başlamışlar. “Bu kadro içinden bakanlar kurulu çıkmaz. Doğru dürüst devlet tecrübesi olan, ehil adamları yok.” Böyle bir iddiaya ne cevap verilir? Cevap hazır: “Partimizin kadroları öyle zengindir ki, değil bir üç bakanlar kurulu çıkarır!” Derken hükümeti kurma görevi Anavatan’a verilmiş. Turgut Özal ve yakın çalışma arkadaşları bir de bakmışlar, gerçekten de bakanlar kuruluna alabilecekleri kişi sayısı pek de fazla değil.

         Sizler de bilirsiniz, bizde bakanlar kurulu oluşturmak sürprizlerle doludur. Son dakikaya kadar kimin hangi bakanlığa geleceği bilinmez. Bazı kişilerin adı ortaya sürülür, fakat sonra bakan olmazlar. Bazen hiç akla gelmeyen isimler bakan olurlar. Hele başbakan bakanlar kurulu listesiyle köşke çıkınca bazen birkaç dakika içinde listede değişiklikler olur. Evinde oturup haberleri seyreden bir kişi kendisinin bakan olduğunu televizyon aracılığıyla öğrenebilir. Bu süreç içinde kişinin bakanlık için ne derecede uygun ve ehil olduğu üzerinde durmaya fırsat bulunmaması normaldir.  

         Bu konuda daha yerleşik parlamenter sistemlerden farklı bir havamız var. Yerleşik ve istikrarlı sistemlerde siyasal kadrolar sınırlı sorumluluk alarak, daha düşük düzeydeki görevlerde kendilerini kanıtlayarak bakan olabilecek kişilerden oluşan bir havuza dahil olabiliyorlar. Hatta falanca bakanlık deyince, bir partinin iktidara gelmesi halinde kimlerin o göreve getirilebileceği kişiler az çok kestirilebiliyor. Dolayısıyla göreve getirileceklerin liyakati konusunda çok fazla tereddüt bulunmuyor.

Bizde, kendini bakan olarak daha önce kanıtlamış olanlar bir yana bırakılacak olursa, kimlerin bakan olabileceği belli değil;  herkes olabileceğini düşünüyor. Başbakan sonunda çok kişiyi gücendirerek bir kadro oluşturuyor. Kurul bin bir güçlükle oluşturulunca da değişiklik yapmak çok zor. Bu durumda, başarısız bakanların bile değiştirilmesinden kaçınılıyor. Türkçe’de “istifa” kelimesi mevcut olmakla birlikte, özellikle bakanlar katında pek kullanılmadığından, istifa yoluyla bakan yenilenmesi yok. Bakanı görevden almak siyaseten zor, bakanlar ise görevden ayrılmaya isteksiz. Bu durumda, değişmesi ya da göreve vedası uygun olan bakanlar makamda kalıyor, hem kendilerini hem de içinde görev aldıkları hükümeti yıpratıyorlar.

Şimdi size ödüllü sorumu sorayım: Acaba bu hafta bu konuyu neden gündemimize almış bulunuyoruz? Evet, evet tahmininizde yanılmadınız! Muhterem İçişleri Bakanımız sık sık potlar kırıyor, söylenmemesi gereken şeyler söylüyor. Sorun sürç-ü lisan etmekten kaynaklansa, hem sık olmaz hem de düzeltilmesi daha kolay olurdu. Bakanımızın sorunu kapalı, dar çerçeveli, dünyanın nereye vardığını algılamayan bir zihniyetten kaynaklanıyor. En son olarak kendileri kültür dünyamızı karşısına almayı başardı. Bir ödüllü soru daha sorarak bitireyim: Acaba bakanımıza “istifa” sözünü hatırlatsak bir faydası olur mu? Sanmıyorum ama!

Yeni yılınızı kutlu olsun.  

 

 

Sitemizde yayınlanan makale, yazı, döküman, dosyalar ve resimler izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2014 Ruyiad Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap