ESKİ GÜNLER GERİ GELMEZ

 

A.İlter TURAN

SİYASET PENCERESİ

Komşumuz Rusya’nın izlediği dış politikaya baktığınızda, acaba eski günlere mi dönüyoruz diye düşünebilirsiniz. Konuyu biraz açalım. Hatırlayacaksınız, 1990’lı yılların başında Sovyetlerin dağılması ile Soğuk Savaş ve iki kutuplu dünya sona erdi. Sovyet İmparatorluğunun Rusya Federe Devleti topraklarında kurulan yeni devlet başlangıçta çok güçsüz görünüyordu. Hesapsız kurulmuş sanayi tesisleri kapanıyor, Kızıl Ordu maaş ödeyemiyor, halk sıkıntı ve yokluk içinde kıvranıyordu. Eskiden süper güç olan Rusya, Sovyet döneminde nüfuz ettiği bölgelerden çekilmek zorunda kalmıştı. Tahminlere göre Rusya uzun süreler toparlanamayacaktı. Belki 2025’de düzlüğe çıkabilirdi.

Rusya tahmin edilenden daha hızlı toparlandı. Doğal kaynak zenginliği, özellikle artan petrol ve doğalgaz üretimiyle birlikte fiyatlarının olumlu seyri gelirleri arttırmış, devlet gelirlerinin artması sayesinde Rus ekonomisi rasyonel dönüşüme uğramadan, nisbi bir refah geri gelebilmişti.  Rusya’nın lider kadrosu, elde ettiği yeni imkanlar sayesinde ülkenin eski süper güç konumuna geri gelmesini sağlama uğraşına girişti. Suriye rejiminin desteklenmesi, Akdeniz’e dönerek süper güç konumuna kavuşmak için başvurulan yollardan biridir. İran’a gösterilen yakınlık, Irak’a gösterilen ilgi de aynı yaklaşımın ürünüdür. Eğer Rusya’nın planları gerçekleşirse, Batı karşıtı bazı Arap rejimleri ile işbirliği yaparak Batı’nın bölgedeki gücünü ve mevcudiyetini zayıflatması mümkün olacaktır. Böylece, tabir caizse, eski günler geri gelmeye başlayacaktır.

Acaba eski günleri geri gelmesi mümkün mü? Bu kolay gözükmüyor. Bir kere, Suriye’de durumun sürdürülebilirliği zayıftır, iç mücadelenin kolay yatışmayacağı tahmin edilebilir. Irak’ın da bütünlüğünü koruyabileceği henüz kesin olmaktan uzaktır. Bu belirsizlikler karşısında Rusya’nın durumu değiştirebilecek bir şey yapabilmesi muhtemel gözükmemektedir. İkinci olarak, mevcut dünya koşulları sadece bir blok içinde yer alan ülke tipinin gelişmesine elverişli değildir. Örneğin, Irak’ın refahının ilerlemesi, Rusya dışında, aralarından Türkiye’nin de bulunduğu birçok Batı ülkesiyle güçlü iktisadi ilişkiler geliştirmesine bağlıdır. Rusya ile iyi ilişkiler bu ülkeler için bir güç unsuru olabilir, Rusya’ya fazla bağımlılık ise bir zaaf unsuruna dönüşür.

Üçüncü olarak, Sovyetlerin yıkılması sonucu oluşan Rusya kapsamlı yeni ilişkiler geliştirmiştir. Bunun örnekleri arasında Türkiye de vardır. Rusya yönetiminin bu ilişkilerden tamamen vazgeçmesini beklemek gerçekçi olmaz. Dolayısıyla Rusya’nın Soğuk Savaş sonrası geliştirdiği bağlar, Orta Doğu’da girişmek isteyeceği maceraları bir ölçüde de olsa frenleyecektir. Bu bakımdan, şu anda Rusya’nın da içinde yer aldığı Suriye Hava Yolları uçağının inmeye zorlanması krizi bir sınav örneği olarak görülebilir. Tahminim Rusya’nın olayın Türk-Rus ilişkilerine zarar vermesine fırsat tanımayacağı merkezindedir.

Son olarak, Rusya’nın eski gücü yoktur. Petrol ve doğalgaz gelirleri güvenilmezdir, yeni Rus rejimi otoriter de olsa, kitlelere maddi bir şeyler vermek durumundadır. İmkanlarının büyük bölümünü süper devlet olma amacına ayıramaz.

Ennetice, eski günler geri gelmeyecektir. Bekleyeceğiz, göreceğiz.

 

 

Sitemizde yayınlanan makale, yazı, döküman, dosyalar ve resimler izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2014 Ruyiad Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap